Türkiye, Kuzey Anadolu Fay Hattı başta olmak üzere birden fazla aktif tektonik yapı üzerinde konumlanmış, dünyanın en yüksek deprem riskine sahip ülkeleri arasında yer almaktadır. 2023 Kahramanmaraş depremleri, büyük ölçekli sismik olayların yalnızca fiziksel yapılara değil, kesintisiz çalışması gereken kritik BT altyapısına da ne denli ağır sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Veri merkezleri, sistem odaları ve enerji odaları gibi 7/24 erişilebilir olması zorunlu tesisler, sismik yükler altında yapısal bütünlüğünü korurken hizmet sürekliliğini de güvence altına almak durumundadır.
Bu noktada sismik yükseltilmiş döşeme sistemleri ve vibrasyon izolasyon teknolojileri devreye girmektedir. Bu çözümler; deprem ivmelerini sönümleyerek ekipman hasarını önlemek, döşeme altı kablo ve iklimlendirme altyapısını korumak ve olası bir sismik olayın ardından operasyonların minimum sürede yeniden başlamasını sağlamak amacıyla mühendislik prensipleriyle tasarlanmıştır. Mex Technology, SRF-01, SRF-02 ve HD-01 model ürünleriyle bu ihtiyaca yönelik EN 12825 sertifikalı, galvanize çelik altyapılı çözümler sunmaktadır.
1. Sismik Yük Analizi: Deprem Kuvvetlerinin Döşeme Sistemlerine Etkisi
1.1 Deprem Dinamiğinin Temelleri
Bir deprem sırasında zemin, yatay (x, y düzlemleri) ve dikey (z düzlemi) olmak üzere çok eksenli ivmelere maruz kalır. Yatay bileşen, yapısal sistemlerde genellikle daha kritik hasar mekanizmasını oluşturur; çünkü taşıyıcı kolonlar ve döşeme ayakları yatay kesme kuvvetlerine karşı düşey yüklere kıyasla çok daha kırılgandır. Sismik tasarımda Peak Ground Acceleration (PGA) değeri temel parametre olarak kullanılır. Türkiye Deprem Tehlike Haritası’na göre İstanbul, İzmir ve Kocaeli gibi büyük sanayi merkezlerinde 475 yıl dönüş periyotlu tasarım ivmesi 0.3g ile 0.5g arasında değişmekte olup bu değer, geleneksel yükseltilmiş döşeme sistemlerinin taşıyabileceği dinamik yüklerin çok üzerindedir.
İlginizi Çekebilir:Sismik Beton Döşeme
Yükseltilmiş döşeme sistemleri deprem anında birkaç farklı mekanizma ile hasar görebilir: ayak başlıklarının panel köşelerinden çıkması, bağlantısız ayakların devrilmesi, panel çapraz hareketleri sonucunda döşeme üzerindeki ekipmanların yer değiştirmesi ve alt yapı kablo kanallarının kopması bunların başında gelir. Sismik sertifikalı sistemlerde ise bu mekanizmaların her biri ayrı yapısal önlemlerle engellenir.
1.2 EN 12825 Standardı ve Yükseltilmiş Döşeme Gereksinimleri
Avrupa’da yükseltilmiş döşeme sistemlerini düzenleyen temel standart EN 12825’tir. Bu standart, döşeme paneli ve altyapı bileşenlerinin statik yük kapasitesini (concentrated load, uniform distributed load), güvenlik faktörlerini ve test metodolojilerini belirler. Sismik uygulamalarda ise standart, ek dinamik yük koşullarını kapsamakta; belirli ivme değerleri altında sistemin panel kaybetmemesini, ayakların bağlantı noktasında kopmamasını ve altyapı kirişlerinin burkulmamasını şart koşmaktadır.
EN 12825 kapsamında test edilen bir sismik döşeme sistemi, Sınıf 6 statik yük kapasitesinde (6 kN/m² üzeri düzgün yayılı yük) çalışabilmeli ve buna ek olarak sismik tabletop testi gerekliliklerini de karşılamalıdır. Mex Technology’nin SRF-01 modeli, bu standart çerçevesinde FFH:110 cm koşulunda 60 kN’ı aşan eşit dağılımlı ayak yük kapasitesiyle sertifikalandırılmıştır.
2. Sismik Yükseltilmiş Döşeme Sistem Mimarisi
2.1 Ayak (Pedestal) Sistemi ve Zemin Sabitleme
Geleneksel yükseltilmiş döşeme sistemlerinde ayaklar yalnızca yük taşıma işlevi görmekte ve zemine vidalanmamaktadır; bu durum, yatay kuvvetlere karşı son derece kırılgan bir davranış doğurur. Sismik sistemlerde ise her ayak, beton yüzeye dört adet M12 çelik dübel ile rijit biçimde sabitlenir. Bu sabitleme, ayak ve zemin arasındaki arayüzde oluşabilecek kayma ve devrilme hareketlerini mekanik olarak engeller.
SRF-01 sisteminde M24 dişli ayak başlığı kullanan Tip 1 pedestaller, 60 mm çapında 2 mm et kalınlığına sahip galvanize çelik borulardan üretilmektedir. Ayak taban plakası boyutu 197 mm × 197 mm olup bu geniş taban alanı, deprem sırasında oluşan devrilme momentini daha geniş bir temas yüzeyine dağıtarak beton yüzeye aktarır. Ayak yükseklikleri 550 mm ile 2000 mm arasında yapılandırılabilir; ±7 cm’lik ayarlama payı ise montaj sırasında döşeme düzlemini hassas biçimde hizalamaya olanak tanır.
2.2 Kutu Profil Altyapı (Substructure) Tasarımı
Standart yükseltilmiş döşemelerde ayaklar üzerine yalnızca stringer adı verilen ince profil kirişler yerleştirilir; sismik sistemlerde ise iki kademeli kutu profil (square tube) altyapı mimarisi uygulanır. SRF-01’de birinci hat 80 mm × 60 mm × 2 mm, ikinci hat ise 60 mm × 40 mm × 2 mm boyutlarındaki galvanize çelik kutu profillerden oluşur. Bu ikili sistem, döşemeyi tüm düzlemde kafes benzeri bir yapıya dönüştürerek yatay kuvvetlerin sadece tek bir yönde iletilmesini engeller ve enerjiyi tüm altyapıya dağıtır.
Kutu profillerin ayak başlıklarına kılavuz vida ile her iki yönde sabitlenmesi, sistemin yatay serbestlik derecelerini ortadan kaldırmaktadır. Böylece deprem sırasında paneller kendi konumlarını korur, kablo kanalları ve menfezler yerinden oynamaz, döşeme üzerindeki sunucu dolabı bazaları tasarlandıkları konum sınırları içinde kalır.
2.3 Elektriksel Süreklilik ve Topraklama
Sismik açıdan güçlendirilmiş altyapının bir diğer kritik özelliği elektriksel iletkenlik sürekliliğidir. SRF-01 sisteminde altyapı direnci 0,00 Ohm olarak ölçülmekte; bu değer 2.400 ayaktan ayağa gerçekleştirilen ölçümlerle doğrulanmaktadır. Sıfır ohm değeri, döşeme sisteminin Faraday kafesi etkisiyle hem elektrostatik koruması hem de yüksek frekanslı EMI sönümleme katkısı sağladığı anlamına gelir. Deprem sonrasında ekipman hasarını değerlendirmek için yapılacak elektriksel testlerde bu süreklilik, kablo bütünlüğü açısından referans ölçüm noktası işlevi görür.
3. Panel Teknolojisi: Kalsiyum Sülfat Çekirdeğin Sismik Avantajları
Mex Technology’nin sismik yükseltilmiş döşeme çözümlerinde 1500 kg/m³ yoğunluğa sahip kalsiyum sülfat özlü paneller kullanılmaktadır. 30 ile 40 mm arasında değişen kalınlık seçenekleriyle sunulan bu paneller, sismik uygulamalar için birkaç kritik avantaj barındırmaktadır.
Kalsiyum sülfat, yüksek eğilme dayanımı ve düşük elastik deformasyon katsayısı ile dinamik yüklere karşı rijit bir davranış sergiler. Deprem sırasında panelin esnerek ayak başlıklarından çıkması, ahşap (sunta) özlü panellere kıyasla çok daha düşük olasılıklıdır; çünkü kalsiyum sülfatın sertliği, panel-ayak arayüzündeki temas basıncının ani değişimlerine karşı daha iyi direnç gösterir. Bunun yanı sıra kalsiyum sülfat, yangına karşı A1 sınıfı reaksiyon sergilemekte ve sismik olay sonrasında oluşabilecek elektrik kısa devre risklerini minimize etmektedir.
4. Vibrasyon İzolasyonu: Sürekli Titreşimlere Karşı Pasif Sönümleme
4.1 Deprem Dışı Titreşim Kaynakları
Veri merkezleri yalnızca sismik olaylarla değil, sürekli vibrasyon kaynaklarıyla da mücadele etmek zorundadır. Soğutma üniteleri (CRAC/CRAH), UPS flywheel sistemleri, yüksek devir hızlı disk dizileri (HDD) ve bina genelinde iletilen mekanik titreşimler, sunucu bileşenlerinin erken yaşlanmasına, sabit disk read/write hatalarına ve yüksek hassasiyetli ağ ekipmanlarında sinyal bütünlüğü problemlerine yol açabilir.
Özellikle 5–50 Hz frekans bandındaki titreşimler, modern 2,5 inç ve 3,5 inç disk sürücüleri için kritik eşiğin üzerinde olabilmektedir. Bu frekans aralığı; soğutma fanlarının, pompaların ve transformatörlerin çalışma harmonikleriyle örtüşmektedir. Passive vibration isolation (pasif titreşim izolasyonu) çözümleri, bu frekans bileşenlerini döşeme sistemi içinde absorbe ederek IT ekipmanlarına ulaşmadan önler.
4.2 Sismik Baza ve Sönümleme Sistemlerinin Çalışma Prensibi
Mex Technology’nin vibrasyon ve sismik koruma portföyündeki kabin sismik kontrol bazaları, patentli tasarımları sayesinde hem yatay hem de dikey titreşimleri izolemektedir. Tekil vibrasyon sönümleyiciler, elastomer veya viskoelastik malzeme katmanları üzerinden çalışarak belirli frekans bant genişliğinde dinamik sertlik (dynamic stiffness) ve kayıp faktörü (loss factor) değerlerini optimize eder.
Zemine sabit In-Row sismik baza sistemleri ise rack sırasının tamamını zemine rijit olarak bağlarken kabin altına entegre edilen izolasyon katmanı sayesinde titreşimin kabinden kabine iletilmesini engeller. Kabin döşeme sismik bazaları, döşeme üzerine monte edilen kabinlerin sismik ivme altında kaymamasını sağlayan kilit mekanizmaları ile kabin montaj flanşlarını bir arada sunan entegre çözümlerdir.
5. Uygulama Senaryoları ve Sektörel Gereklilikler
5.1 Tier III ve Tier IV Veri Merkezleri
Uptime Institute’ün Tier III ve Tier IV sınıflandırmasına göre tasarlanan veri merkezlerinde, N+1 ve 2N redundancy mimarileri fiziksel altyapıya da yansıtılmaktadır. Sismik tasarım bu sınıflandırmalar için zorunlu olmamakla birlikte, Tier IV’te hedeflenen %99.999 erişilebilirlik oranı (yılda maksimum 52 dakika kesinti), sismik bir olayın tetikleyeceği kısa süreli kesintilere bile tahammül edemeyeceğini göstermektedir. Bu nedenle SRF tipi sismik yükseltilmiş döşemeler, Tier III ve üzeri tesislerin fiziksel katman tasarım kriterlerinde standart bileşen haline gelmektedir.
5.2 Enerji ve Endüstriyel Kontrol Odaları
SCADA sistemlerinin, PLC kontrol panolarının ve elektrik baralarının konumlandığı enerji odaları, deprem riskine karşı veri merkezleri kadar kırılgan yapılardır. UPS sistemleri ve şalt panoları söz konusu ortamlarda yerinden oynaması halinde hem ekipman hasarı hem de kısa devre tehlikesi oluşturur. Mex Technology’nin İklimlendirme Sismik Baza ve UPS çözümleri bu spesifik risk senaryosu için tasarlanmış olup UPS ve CRAC ünitelerini tek bir rijit altyapı üzerinde stabilize ederek pano içi bağlantıların gerilme altında kopmasını önler.
5.3 Sistem Odaları ve Edge Computing Noktaları
Büyük ölçekli veri merkezlerinin aksine, bina içi sistem odaları ve edge computing düğümleri genellikle sismik güçlendirme açısından göz ardı edilmektedir. Oysa bu noktalar kritik operasyonel verilerin işlendiği ve zaman hassasiyetli uygulamaların yürütüldüğü lokasyonlardır. Kompakt boyutlu HD-01 Sismik modeli, düşük irtifaya sahip sistem odaları için modüler bir çözüm sunmakta; standart yükseltilmiş döşeme mimarisine entegre edilerek mevcut tesislerde minimum müdahaleyle sismik güçlendirme sağlamaktadır.
6. Tasarım ve Mühendislik Süreci
Sismik yükseltilmiş döşeme projelerinde mühendislik süreci birkaç temel adımdan oluşur. İlk aşamada bina bulunduğu lokasyona ait sismik tehlike haritaları incelenerek tasarım ivmesi ve zemin sınıfı (site class) belirlenir. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) ve ASHRAE TC 9.9 kılavuzu bu süreçte başvurulan temel standartlardır.
İkinci aşamada döşeme üzerine yerleştirilecek ekipmanların ağırlıkları ve ağırlık merkezleri dikkate alınarak ayak yerleşim planı oluşturulur. SRF-01 ve SRF-02 modellerinde ayaklar merkezden merkeze 600 mm aralıklarla konumlandırılmakla birlikte, proje özelinde farklı konfigürasyonlar da uygulanabilmektedir. Üçüncü aşamada ise elektriksel topraklama ve ESD (elektrostatik deşarj) koruma gereksinimleri, sismik döşemenin iletkenlik özellikleriyle birlikte ele alınarak bütüncül bir koruma katmanı oluşturulur.
Türkiye’nin sismik risk profili ve kritik BT altyapısının kesintisiz çalışma gereksinimleri bir arada düşünüldüğünde, sismik yükseltilmiş döşeme ve vibrasyon izolasyon sistemlerine yatırım yapmak artık stratejik bir tercih olmaktan çıkıp mühendislik zorunluluğuna dönüşmüştür. Doğru seçilmiş ve EN 12825 standardına uygun olarak monte edilmiş bir sismik döşeme sistemi; ekipman hasarını, hizmet kesintisini ve olası veri kayıplarını büyük ölçüde azaltır.
Mex Technology, SRF-01, SRF-02 ve HD-01 modelleri başta olmak üzere sismik ve vibrasyon koruma ürün ailesiyle; veri merkezlerinden enerji odalarına, SCADA kontrol merkezlerinden edge computing noktalarına kadar geniş bir uygulama yelpazesinde kritik altyapı güvenliğini güvence altına almaktadır. Projenize özgü sismik risk değerlendirmesi ve ürün seçimi için Mex Technology mühendislik ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.








